ALİ KOÇ, ALİ KOÇ’A KARŞI!..

Büşah Gencer – Sportcell

Herkese merhaba…

Burhan Can Terzi kardeşim gibi girişimci  genç ve dinamik medyacılara destek olmak gerek mantığıyla Sportcell’de yazıp-çizmeye başladım…

Bilen bilir ben sıkı bir Fenerbahçeliyim, hatta 20 yıllık genel kurul üyesiyim. Ancak yaptığım tüm gazete ve sorumluluğunu üstlendiğim televizyon programlarında 3 büyükler ve Trabzonspor’u hiç ayrı tutmadım… Karşımda Galatasaraylı FOTOSPOR varken, yaptığım FOTOMAÇ’ı önce Fenerbahçeli, sonra Beşiktaşlı ve Trabzonlu yaptım, Galatasaray’ı da es geçmedim çünkü her zaman pazar payındaki hissesi Sarı-Lacivertliler kadar büyüktür Sarı-Kırmızılıların…

TV yorumcusu veya köşe yazarı olduğumda ise, dibine kadar Fenerbahçeliyim’dir…

Ve Fenerbahçe’nin haklarını savunmak benim ana hedefim olur…

Ki, bilen bilir şike kumpası döneminde 2013-2014-2015-2016 yıllarında Fenerbahçe’ye yapılan “hain oyun” karşısında yorumcu olarak Trabzonspor’un Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ın kanalı TVEM’deki SERBEST VURUŞ programında çok savaş verdim.

Neyse konumuz ben değilim burada, ilk yazıların girişlerinde tanıtım amaçlı böyle şeylerden bahsedilir deyip ana meseleye geçelim şimdi…

BİRİ ALKIŞLIK, DİĞERİ YANLIŞLIK ALİ KOÇ

—————————————————–

Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?..

Cevap arayan soru bu…

Son 4 yıllık Ali Koç döneminde futbol takımındaki yanlış seçimler, insanlara şirket CEO’su gibi aşırı güven hataları ve herkese inanarak astığım astık, kestiğim kestik şeklinde yapılanların ortaya koyduğu kafa karışıklıkları Fenerbahçe’yi bugünlere getirdi.

Benim kafamı kurcalayan 2 Ali Koç var aslında:

1’incisi finansal bakımdan kulübü kepenk indirmekten kurtaran büyük Başkan Koç.

2’ncisi dededen, babadan gördüğü ihtişam ve yaşamı sürece büyük patron olarak yaşayan iş insanı, hatalı Başkan Ali Koç.

Bugün Fenerbahçe bu büyük ekonomik kriz ortamında her kulüp gibi yine de borçludur… Ama yaptığı kritik olumlu finansal hareketlerle, diğer kulüplerin göremediği tünelin ucunu Sarı-Lacivertli camia görebilmektedir. Başkan Koç’a bu konuda söylenecek her negatif söylem, gerçek Fenerbahçeliliği inkar etmektir.

Amaaaa;

Kafamdaki ikinci durumdaki hatalı Başkan Ali Koç var ya; hani “futbolu ben bilirim” mantığıyla tek tabanca yürüyen Koç, işte orada patlıyor balon…

İşinsanlığı, patronluk, holding yönetmek başkaaa, taraftarının hayatı futbol olan bir kulübün futbol takımını başarıyla yönetmek başka. Biz bunu 20 yıl koltukta kalıp bize 10 Galatasaray, 6 Fenerbahçe, 4 Beşiktaş, 1 kez de Bursaspor lig şampiyonluğu yaşatanlardan da gördük. Fenerbahçe’ye hayatının 20 yılını verdiğinden dolayı teşekkür ettiğimiz Aziz Başkan da, her yıl “Ben inşaatı ve futbolu çok iyi bilirim diye diye hepimizi üzdü, kendisi de 4 yıldır kenarda ve yeniden koltuk yolu arıyor.


COMOLLİ’Yİ FRANSIZ FUTBOLU AZ TANIYORDU

————————————————————-

Neyse;

Ali bey, Fransa’da bile çok az tanınan sportif direktör Comolli’ye inanıp güvenerek başladı hatalar zincirine… 2 yıllık Comolli kandırmacalarında Cocu ve o dönemlerin transferleri birer balondu, zaten çabuk da söndü. Ama eksi not Koç’a yazıldı.

Comolli diretmesi Koeman, sosyal medya hocası Ersun Yanal, Zeki Murat Göle, Emre diretmesi Tahir Karapınar yanlışlıklar zincirinin tek tek halkaları oldular.

Daha da büyük yanlış sportif menajerliğe Emre Belözoğlu’nun getirilmesiydi… “Ben Emre abin” diye diye topladı bugünkü takımın yüzde 75’ini sevgili kardeşimiz.!

Fenerbahçe’de hocalık yapabilme duygularını içten içten yaşayan direktör Belözoğlu’nun önündeki tek engel Erol Bulut da ketenpereye geldi ve o da kısasa kısas inatlarıyla gitti.

Ya Vitor Pereira seçimi… Denenmişin bir daha denenmesi büyük kayıptı, büyük ayıptı… Hiçbir başarısı olmayan her yerden kovulan Portekizliye kayıtsız şartsız teslim olmak Başkan Koç’un Comolli’den sonraki en ama en büyük yanlışıydı… Ve sağ olsun Ali bey sayesinde Pereira’nın ektiği kötü tohumları halen üzülerek topluyoruz.

KAHVECİ, MHY VE MESUT HAYAL KIRIKLIKLARI

————————————————————

Bu arada alınan pili bitik Sosa’ları, hedefsiz Pelkasları, kaçak dövüşen Gustavoları, kendi kendine çalım atan Samuelleri, son noktayı bulamayan Rossileri, golcü demeye bin şahit Berishaları veeeee; Galatasaray kapacak diye ortalığı birbirine katıp alel acele alınan Mert Hakan ile Kahvecileri hep gördük ve yaşattıkları hüsranlara da halen şahitiz.

Hele hele Mesut, onun için yapılanların dedikodularını off the record olduğu için yazamıyorum. Offf ki ne of… Nerde Mesut Özil… Kaçacak yer arıyor..!

Fenerbahçe ise Mesut aman gitsin yüksek ödemeleri kasada kalsın mantığında.

SADEDE GELELİM; NOLCAK BU FENERBAHÇE’NİN HALİ

———————————————————————–

Tekrar aynı soru gündemde:

Bırak geçmişten masalları kardeşim, Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?” dediğinizi duyar gibiyim.

Evet;

1- Başkan Koç yaşadıklarına istinaden değişmişse,

2- Yöneticilerini de futbol şubesi  konusunda koşturacaksa, hatta bazılarını da değiştirecekse,

3- Sportif direktör olarak Rıdvan Dilmen’e işbaşı yaptıracaksa,

4- Formaya layık olmayan çöpleri kovaya koyacaksa,

5- İsmail Kartal’ın önüne Derwall veya Piontek modeli bir duayen hoca getirecekse,

(Ki herkes bilir Denizli Derwall’in, Terim Piontek’ın yarattığı özel ve büyük hocalarımızdır)

6- TFF  ve MHK ile diğer futbolumuza hakim kurullarda, etkin Fenerbahçeliler yerleştirecekse, Sarı-Lacivert lobi genişleyecekse,

7- Kulüpler Birliği başkanlığını alıp hatta maç yayınları televizyonunun Kulüpler Birliği’nce kurulmasına ön ayak olacaksa,

8- Futbol takımı dışında diğer branşlara da ilgi gösterip, finansman idaresini bırakmayacaksa,

Fenerbahçe’yi iyi günler bekleyecektir…

Aksi durumda son 4 yıldaki gibi geçici çözümler üreten, son 1 yıldaki gibi günü kurtarayım diyen bir Başkan Ali Koç’u o koltukta tutmak bir hayli zor.

…………

Dip Not

“Yakınlarına Fenerbahçe’yi şampiyon yapmadan gitmem, isteyen istediği kadar eleştirsin” dediğini de dedikodulardan aldık, sizlere aktarayım dedim.