Aziz Yıldırım: Şenes Erzik ile Mehmet Ali Aydınlar CAS davasının geri çekilmesini neden talep etti ?

“Tazminatları bağışlayacağız”

FENERBAHCE KULUBU ESKI BASKANI AZIZ YILDIRIM, BASIN MENSUPLARIYLA SOHBET TOPLANTISI GERCEKLESTIRDI. / FOTOGRAF: ISTANBUL, (DHA)-


“Ben ve arkadaşlarım Fenerbahçe Spor Kulübü’nde başkan ve yönetici olduğumuz için 3 Temmuz’daki operasyonu yaşadık”

“Bu güne kadar bu uğurda telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplarımız oldu”

“Sürecin bir parçası olan ve görevini kötüye kullanan herkes hakkında davaları açıyoruz”

“İlhan Helvacı, Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal, Yunus Egemenoğlu ile UEFA müfettişi Pierre Cornu hakkında yeniden şikayet dilekçesi vereceğiz”

“Mehmet Berk, ifadesinde Bursaspor şampiyon olmasa Fenerbahçe’ye operasyonun 2009 yılında yapılacağını söylemişti”

“Takım otobüsümüze yapılan silahlı saldırının faillerinin bulunması gerekmektedir”

“3 Temmuz davası, benim, arkadaşlarımın ve ailelerinin çok ağır maddi ve manevi bedeller ödediği bir davadır”

Mustafa AKIN / İSTANBUL,(DHA)- Fenerbahçe Kulübü eski Başkanı Aziz Yıldırım, “UEFA yönetiminde bulunan Sayın Şenes Erzik ve dönemin TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar’a da sormak isterim, CAS davasının geri çekilmesi neden talep edildi? Davanın geri çekilme nedeni olarak gösterilen ülke menfaati neydi ve bu menfaat elde edilebildi mi?” dedi. 

Fenerbahçe Kulübü Eski Başkanı Aziz Yıldırım, basın mensuplarıyla sohbet toplantısı gerçekleştirdi. Aziz Yıldırım, kendisinin başkan, arkadaşlarının ise yönetici olduğu için 3 Temmuz’daki operasyonu yaşadıklarını dile getirerek, “Bir yandan Fenerbahçe Spor Kulübü’nün haklarını savunmak, büyük çınar ağacının tek bir yaprağını bile kaybetmemek uğruna karşımızdaki karanlık koalisyon ile mücadele ederken diğer yandan kendi onur ve şerefimiz için mücadele ettik” dedi.

“BU GÜNE KADAR BU UĞURDA TELAFİSİ İMKANSIZ MADDİ VE MANEVİ KAYIPLARIMIZ OLDU”

10 yıllık bir süreç sonunda Yargıtay tarafından beraat kararlarının onandığını hatırlatan Aziz Yıldırım, “Bu dava, Cumhurbaşkanlığı sitesinde yer aldığı şekli ile 15 Temmuz darbe girişimine giden yolda FETÖ’nün kilometre taşlarındandır. Yabancı ülkelerin istihbarat servislerinin aparatı olan bu örgüt ile amasız fakatsız mücadele etmek, ülkesini ve milletini seven her Türk vatandaşının vatandaşlık görevidir. Bu mücadelede bizlere daima destek olan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm parti liderlerine, milletvekillerine, kumpasın aydınlatılması ve kumpasın aktörlerinin adalet önüne çıkarılmalarına vesile olan emniyet ve adalet teşkilatı mensuplarına teşekkür ederim. Bu güne kadar bu uğurda telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplarımız oldu. Kişisel olarak maddi kayıpları sineye çekmek zorundayız ve hiçbir şekilde dert etmiyoruz, ancak manevi kayıplarımızın maalesef hiçbir telafisi yoktur” diye konuştu. 

“SÜRECİN BİR PARÇASI OLAN VE GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANAN HERKES HAKKINDA DAVALARI AÇIYORUZ”

Yaşanan süreç ve sonrasında kendilerini yalnız bırakmayan sarı-lacivertli taraftarlar ile haklılıklarına inanan diğer kulüp taraftarlarına ve ülke vatandaşlarına teşekkür eden Aziz Yıldırım, “Gelinen noktada ileriki günlerde atacağımız adımlarla alakalı bazı bilgiler paylaşmak istiyorum. Tüm süreç boyunca, şahsımı ve arkadaşlarımı itibarsızlaştırma amacıyla yapılmış tüm haksız uygulamalarla ilgili, sürecin bir parçası olan ve görevini kötüye kullanan herkes hakkında davaları açıyoruz. CMK madde 141’de düzenlenen “Haksız koruma tedbirleri (gözaltına alma ve tutuklama) ile alakalı tazminat davaları açacağız. Şahsım, İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu buradan çıkacak tazminatları kuruşuna dokunmadan Fenerbahçe Eğitim Kurumları’na ve Mehmetçik Vakfı’na bağışlayacağız. Daha önce yapmış olduğumuz kumpas suç duyurusu kapsamında haklarında yasal işlem yapılmayan, 3 Temmuz sürecine iştirak etmiş gazeteci, spor yazarı, televizyon yorumcusu, TFF yöneticisi ve çalışanları, İlhan Helvacı, Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal, Yunus Egemenoğlu ile UEFA müfettişi Pierre Cornu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma yapılması için yeniden şikayet dilekçesi vereceğiz. 3 Temmuz sürecinde hakim ve savcı olarak rol alan kişiler hakkındaki hukuki süreç Bakırköy 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmektedir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay’da dava açılması halinde bu kumpas davasına da müşteki olarak katılacağız ve bu davanın takipçisi olacağız. HMK madde 46’da yer alan ‘Kayırma veya taraf tutma, yahut taraflardan birine olan kin ve düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması’ ve ‘farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması’ maddelerine istinaden, hakim ve savcıların 3 Temmuz sürecindeki yargılama faaliyetlerinden dolayı (Özellikle yasa dışı dinleme sebebi ile) tazminat davaları açacağız” şeklinde konuştu.

“MEHMET BERK, İFADESİNDE BURSASPOR ŞAMPİYON OLMASA FENERBAHÇE’YE OPERASYONUN 2009 YILINDA YAPILACAĞINI SÖYLEMİŞTİ”

Aziz Yıldırım, kendisinin ve İlhan Ekşioğlu’nun başvurusu üzerine 3 Temmuz sürecinde görev alan 38 hakim ve savcı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından iddianame düzenlendiğini dile getirerek, “Bakırköy 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi bu iddianame ile ilgili olarak şüphelilerin ifadesinin alınması işlemlerini yürütmektedir. Benim şikayetim üzerine HSK 2’nci Dairesi, bu 38 hakim ve savcının meslekten ikinci kez çıkarılmalarına karar verdi. Bildiğiniz üzere 3 Temmuz soruşturmasını yürüten firari Mehmet Berk, ifade esnasında, Bursaspor şampiyon olmasa Fenerbahçe Spor Kulübü’ne operasyonun 2009 yılında yapılacağını söylemişti. Savcının bu söylemini kamuoyu ile paylaştım. Hukuk ekibimiz hakim ve savcılar hakkında açılacak davalara çalışırlarken çok önemli bir delile ulaştılar. Bu delil UYAP sisteminden elde edildi. Başka delillere de ulaşıldı ama bugün sadece birini sizinle paylaşacağım. 3 Temmuz yargılamasını yapan, kapatılan İstanbul 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin UYAP formatında yazılı olan gerekçeli kararı word formatına dönüştürüldüğünde, belgenin hazırlanma bilgileri çıkmaktadır. Buna göre gerekçeli kararın oluşturma tarihi 16.06.2009’dur. Son değişiklik tarihi 10.08.2012, son yazdırma tarihi 10.08.2012’dir. Bu belge, Adalet Bakanlığı elinde olan UYAP sisteminde bu şekilde kayıtlıdır. Bizimkine benzer bir inceleme, Adalet Bakanlığı tarafından yapıldığında bizim elde ettiğimizden daha kapsamlı ve aydınlatıcı delillere kolaylıkla ulaşılabilmesi mümkündür” dedi.

“TAKIM OTOBÜSÜMÜZE YAPILAN SİLAHLI SALDIRININ FAİLLERİNİN BULUNMASI GEREKMEKTEDİR”

Kendilerinin ve 100’e yakın kişinin yapmış olduğu şikayet sonucunsa Türk adaletinin çok ağız cezalara hükmettiğini kaydeden Aziz Yıldırım, “4 Nisan 2015’te Sürmene’de takım otobüsümüze yapılan silahlı saldırının faillerinin bulunması gerekmektedir. Camiamızın bu konuda büyük beklentileri vardır. Şampiyonluğumuza mal olan saldırını faillerinin, onları kullananlarının bulunup, söz konusu saldırının bütün boyutları ile aydınlatılması kamuoyu vicdanın rahatlaması için elzemdir. İçişleri Bakanlığımız başta olmak üzere, konuyla ilgili devlet birimlerine çağrımız, bu cinayet girişiminin faili meçhul kalmaması adına gerekli çalışmaları titizlikle yürütülmesi ve konunun tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulmasıdır.  Bununla birlikte, şuan devam etmekte olan soruşturmanın akıbetinin de kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir. Şekip Bey ve İlhan Bey hakkında PFDK tarafından verilen cezalarla alakalı olarak AİHM hak ihlali kararı vermiştir. Bu karar dayanak tutularak PFDK kararlarına karşı yeniden yargılama yoluna gidilmiş ve PFDK tarafından söz konusu kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. PFDK’dan ceza alan kulübümüz bağlıları Cemil Turan ve Yavuz Ağırgöl ile alakalı olarak da hukukçu arkadaşlarımız başvurularını hazırladılar ve en kısa sürede gerekli başvurular yapılacaktır” ifadelerini kullandı. 

“3 TEMMUZ DAVASI, BENİM, ARKADAŞLARIMIN VE AİLELERİNİN ÇOK AĞIR MADDİ VE MANEVİ BEDELLER ÖDEDİĞİ BİR DAVADIR”

Aziz Yıldırım sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Tekrar ve ısrarla söylüyorum, 3 Temmuz davası, benim, arkadaşlarımın ve ailelerinin çok ağır maddi ve manevi bedeller ödediği bir davadır. Bizler, bu davanın hangi noktasında olmamız gerekiyorsak en başından beri o noktadayız. Aynı zamanda bu süreçte bizimle birlikte gözyaşı döken çocuklar için, acı çeken camiamızın tüm bireyleri için bu mücadeleyi sürdürme kararlığındayız. Benim ve arkadaşlarımın bu konudaki söylemleri, mücadeleleri bellidir. Bu mücadeleden ve söylemlerimden bir adım geri çekilmem de asla mümkün değildir. Herkes bunu böyle bilmelidir. Bu felsefeden hareketle, dönem içerisinde UEFA yönetiminde bulunan Sayın Şenes Erzik ve dönemin TFF Başkanı Sayın Mehmet Ali Aydınlar’a da sormak isterim, CAS davasının geri çekilmesi neden talep edildi ? Davanın geri çekilme nedeni olarak gösterilen ülke menfaati neydi ve bu menfaat elde edilebildi mi? O süreçte neler yaşandı? Bu soruların cevaplarının tüm şeffaflığıyla Fenerbahçe Camiası ve kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir.”