Burak Manap’tan, adı Beşiktaş ile anılan Jacob Ondrejka analizi

Herkese Merhaba ! Adı Beşiktaş ile anılan İsveçli Jacob Ondrejka’yı izleyerek sizler için analiz ettim.

1-Bu sezon Elfsborg’da, 3 maça çıktı ve maç başı ortalama ile 27 dakika sahada kaldı. Bir önceki sezonunda ise ligde 28 maça çıkıp, maç başı 33 dakika sahada kaldı.İsveç ligi henüz yeni başladığı ve 3 maç oynandığı için her iki sezonun toplam verilerini sizlerle paylaşacağım.

Resim

2- Toplamda ise her iki sezonu baz alırsak şayet, 31 lig maçında oynayıp, maç başı 37 dakika sahada kaldı. Oyuncunun ise son 5 maçta oynadığı bölgeleri ısı haritasından görebilirsiniz. Her iki kanatta da rahatlıkla oynayabilen birisi.

3-Kendisine gelen pasları genellikle parmak uçlarıyla kontrol etmeye çalıştığı için, ayağının altından top kaçırma index’i oldukça yüksek olup, kendisine verilen paslar sırasında top kontrolünü yeterince iyi yapamıyor ve bu yüzden topla ilk kontrolleri pek başarılı değil.

ResimResim

4- Sizler için hazırladığım bu görselde gördüğünüz üzere, kendisine atılan uzun pası ayağının ucuyla kontrol etmeye çalışırken, topu kaybediyor. Sonrasında rakip oyuncu topu kapıp uzaklaştırıyor.
5- Topu aldıktan sonra durdurup sonrasında devam edemeyip kendisine atılan hızlı ve sert pasları ayak ucuyla toparlayıp, döndürerek hızlı bir şekilde atağa çıkabiliyor. Kısacası, hazır pası durdurmak ve düşünmek yerine, ivmeyi yavaşlatmadan sürdürmeyi iyi gerçekleştiriyor.
6-Top kendisindeyken ve topla ilerlerken, topla sadece kendisinin oynayabileceğini sanan ve ayağında çok fazla tutan birisi. Dolayısıyla bu yüzden en ufak bir temasta top kaybı yaşıyor. Nitekim 8 numaradaki görselde de bazı şeyleri rahatlıkla anlayabileceksiniz.
7- Çok fazla opsiyonu olmasına rağmen, topla gereksiz çok fazla oyalanmasından dolayı, topu 1,5 saniye gibi kısa bir süre içinde kaybetti. Bu sadece tek bir görüntü. Bunun gibi bir çok kez yaptığı hatalar var.
Resim
8- Bu sekansta, oyuncu üzerinden 2 opsiyon varken, pas atacağı 2 opsiyonun da kendi içinde toplam 3 farklı pozisyon üretme alternatifleri ortaya çıkacaktı.
Resim
9- Fakat aradan geçen 2-3 saniyelik zaman diliminde, mevcut görselde de görebileceğiniz üzere, oyuncu topla birlikte sıkıştığında verdiği panik ve tecrübesizlikle, doğru bir pas atış şeklini göstermiyor bizlere. Ne kadar zorlandığını vücut halinden görebilirsiniz.
10- Böyle bir oyuncu, bu genç yaşta takım arkadaşlarının, hocanın ve taraftarın çok çabuk bir şekilde ve erken yaşta olumsuz anlamda hedefinde olur. Bundan ne yazık ki kendisi de genç yaşta zarar görebilir.
11-Dolayısıyla topun sadece kendisine ait olmadığını öğrenmesi, ikili mücadelelerde takım arkadaşı yanında olmasına ve pas istemesine rağmen, pas vermeyen ve ısrarla dikine gitmeye çalışan biri olmamayı,mental seviyeyle ve yaşının da getirdiği olgunlukla öğrenmesi gerekiyor.
12- Savunmaya sık sık yardıma gelerek, burada hem savunmaya yardım ediyor, hem de kritik savunmalarda kritik rol oynayabiliyor.
Resim
13- İlgili görsel Malmö maçına ait. Malmö tarafından geliştirilen kontra atak sonrasında, sol kanat üzerinden yapılan iyi bir orta ile top Golden Zone dediğimiz bölgeye düştüğü sırada, Jacob tarafından seri bir şekilde uzaklaştırılıyor ve olası golün yenilmesini önlüyor.
14- Elfsborg’da kendisine atılan pasların çoğunluğu Zone 4 ve Zone 6 üzerinden diyagonal olacak şekilde uzun paslardır. Topu aldıktan sonra topla birlikte çok seri koşular yapabiliyor. Oyuncunun belki de en iyi olduğu özelliği diyebilirim hızı için.
15- Fiziksel durum sebebiyle çok fazla hava toplarına girmiyor. Girdiklerini de en ufak bir temasta kaybediyor. Zaten hava toplarındaki ikili mücadele girişimi maç başı 1,06 şeklindedir.
16- Ayrıca saha içinde genel ikili mücadele girişimleri de çok fazla değil. Maç başı 8 kez ikili mücadeleye girip %43 başarı oranına sahip. Savunmada ikili mücadele kazanım oranı %38 iken, hücumda ikili mücadele kazanım oranı ise %46’dır.
17- Hava toplarındaki ikili mücadele kazanım oranı da %33 şeklindedir. Oyuncunun, 18.maddedeki görselde gördüğünüz üzere mücadele girişimlerinin olduğu yerler kazanım/kaybetme noktaları da 13 ve 15. Bölge ağırlıkta.
Resim
18- Burada top kaybının yaşanmasının sebebi de biraz önce de açıkladığım üzere, çok fazla dikine gitmesi, bir sonraki hamleyi düşünmemesi ve bencilce oynamasıdır. Tamamen bireysel hatalar sebebiyle diyebiliriz.
Resim
19- Çok fazla şut çeken birisi değil. Halihazırda oynadığı 31 maçta toplam 36 şut çekmiş ve 3,3 xG üretirken, toplam 3 gol atmış. Kısacası maç başı şut ortalaması 1.16’ya denk gelmektedir. Oyuncunun çektiği isabetli şutları görselde görebilirsiniz.
Resim
20- Maç içerisinde Zone 13 ve Zone 15’i alan açma olarak kullanıyor. Bu yüzden bu bölgeler içerisinde hızla içe kat edip oyun kuran bir oyuncu yapısında olduğundan dolayı, kendisi pek fazla skora katkıda bulunamıyor.
21- Dış koridoru özellikle daha verimli kullanıp, adam eksilterek Assist Zone dediğimiz bölgeden genellikle topu tersine çevirip asist yapma girişimleri var.
22- Oyuncu yetenekli ve fazlasıyla da hızlı. Zaman zaman ver kaç yapıp derinlemesine ceza sahasına koşular yaparken, rakip savunmayı da şaşkına uğratabiliyor.
23- Ancak şu an için Elfsborg’da izlediğim kadarıyla söylemem gerekirse, Süper Lig’deki sertliği, baskıyı ve zorluğu kaldırabilecek ne mental seviyeye sahip, ne de fizik gücüne sahip. Dolayısıyla alındıktan sonra en az 1 sezon olacak şekilde kiraya verilmeli.