GALATASARAY’DA SEÇİM OLUR MU?

Mehmet Yıldırım – Sportcell

Öncelikle her hafta benimle Youtube’de  programı yapan, arada sırada sivri yorumlarıma sadece destek olan ve beraber çok güzel paylaşımlar yaptığımız sevgili Burhan Can Terzi’ye, bana Sportcell kanalında yazı yazma şansı verdiği için çok teşekkür etmek isterim. Yazılarımda da mümkün olduğunca yoruma değil bilgiye, ana sosyal medyanın beklentisine  göre değil gerçeklere dayalı olarak hep düşüncelerimi paylaşmaya  dikkat ettim ve tıpkı kanalda yaptığım yorumlar gibi aynı şekilde yazmaya devam edeceğim.

Düşünüyorum da seçim döneminde, Burak Elmas, gönüllerin başkanı ve  Galatasaray’ı gelecek yüzyıla taşıyacak aday demek çok kolayken veya ilerleyen dönemde işler ters  gidip, aynı sosyal medya desteği aksi yöne döndüğünde #burakelmasistifa etiketleri ile beğeni toplamak aynı şekilde popülerlik kazanmak için yeterli iken, konuya her zaman iki açıdan da bakıp tepki toplamak pahasına objektif olmaya gayret ettim ve edeceğim de diyeyim ve gündemdeki bir çok taraftar için en önemli konuyu tartışmaya açalım.

 

Bu arada önemle dikkat çekeyim bizim top rüzgara göre fırıl fırıl dönmeyecek, orta sahada çevrilmeyecek ve derinlemesine paslarla kaleye doğru gidecek mümkün oldukça.

Galatasaray’da seçim olur mu, başkan istifa eder mi?

Milyon dolarlık soru; Ve bugün itibari ile bu sorunun cevabını net olarak kimse veremez. Buna başkanın kendisinin de dahil olduğunu düşünüyorum. E o zaman sen ne konuşuyorsun diye düşünürseniz, somut  bilgilerle kendi sonucunuzu çıkarmanıza ve 19-26 mart tarihlerinden birinde, çoğunluğun durumuna göre gerçekleşecek genel kurulda olacakları hafiften öngörmenize yardımcı olmaya çalışacağım.

 

Haziran 2021 seçiminde,  Burak Elmas 1541 oy alarak en yakın rakibi Eşref Hamamcıoğlu’nun 41 oy önünde başkan seçildi. Oylar arasında farkın azlığına rağmen sosyal medyada fark ise hatırlayalım  %80-%20 civarıydı. Bugün en ateşli küfür eden taraftarların çok değil bundan 8 ay önce kalbinin en derin yerinden Burak Elmas başkan olsun geçiyordu ve ötesinde Eşref Hamamcıoğlu ilk 10 sandıkta öndeyken, Fatih Terim’le çalışmayacağı düşünüldüğü ve aslında şizofrenik bir kavram olan liseli yaftasından dolayı küfür kıyamet haşa başkan olamaaaaaaz şeklinde tvitlere ve yorumlara konu oluyordu. Neyse ki o gün Burak Elmas son sandıklarda seçildi ve taraftar bir nebze olsun rahatladı.

Ondan sonra yaşananlar malum, Terim’le birlikte karar verilen gençleşme operasyonu sonrası harcanan 30 Milyon Euro, saman alevi gibi parlayan Berkan, Taylan, Cicaldau, taraftarın sevgilisi beklenen Ribery adayı Morutan, sezona oldukça kötü başlayan Muslera, Marcao-Kerem kavgası, bir türlü yerleşemeyen forvet düzeni, 6 numara mı 8 numara mı 4-1-4-1 mi 4-2-3-1 mi derken sahada bir türlü göze hoş gelen futbol oynayaman bir takım ve alınan kötü sonuçlar sonrası, taraftar ve Burak Elmas arasındaki aşk gereğinden hızlı bir şekilde sona erme yoluna girmişti. Üstüne çok kişi itiraz etse de bence doğru bir karar  olan taraftarın sevgilisi Fatih Terim’le yolların ayrılması, ve sonrasında hocanın bunu geçmiş dönemlerde yolu ayrıldığı her başkanla olduğu gibi iletişim ve algı yönetimini kendi lehine çok iyi yapması yetmezmiş gibi bir de üstüne yeni hocanın geldiği günden beri henüz 3 puanı görememesi artık bu ilişkiyi nefret seviyesine getirmiş durumda. Burada kim haklı kim haksız artık bir önem taşımıyor. Taraftarın yönetim nezdinde başta Nef Stadyumu’nda, sosyal medyada ve elinden gelen her yerde verdiği negatif enerji ister istemez hem yöneticileri hem de sahadaki futbolcuları etkiler hale gelmiş durumda.

 

Diğer yandan yaklaşan kongrede üyelerin yapacağı konuşmalar, özellikle başkanın bir dönem CEO olarak atadığı ve neyse ki yolu uzatmadan görevden ayrılan Hande Hanım ve yine bir dönem ortada dolaşan, YK toplantılarına giren sonra da verilen tepkiler sonrası ortadan kaybolan Fenerbahçe üyesi Ahmet bey mevzuları, kongrede renkli  slaytlar ve sert konuşmalarla yönetimin önüne konacaktır. Bunlara ek olarak zaten malum olan saha sonuçları, son zamanlarda alevlenen Dursun Özbek aşkı ve onun olası yönetiminde köşe kapmak için ben buradayım diyecek üyelerin yapacağı konuşmalar zaten yorgun ve enerjisi azalmış başkan ve yönetimi oldukça zorlayacaktır. İşte burada Adnan Polat’ın ibra edilmediği kongreyi hatırlamak ve o günkü havayı koklayıp gidişata göre gerekirse seçim vaadinin cepte olması çok önemli hale geliyor. Eğer başkan kendini biraz kaybedip agresifleşir, ya da beklentiyi iyi ölçemeden rüzgara karşı hareket etmeye kalkarsa ibrasızlık ciddi bir tehdit olacaktır. Bunu ancak o gün gözlemleyebilir ve konuşmaların etkisini tepkisini görerek analiz edebiliriz.

Diğer yandan o güne kadar yapılacak Türkiye ve Avrupa ligi maçlarından alınacak sonuçlar bu yönetimin ibrası ya da kongreden çıkabilmesi için hayati olacaktır. Benim düşüncem Konya ve özellikle Beşiktaş maç sonuçları ve Avrupa maçları bu süreçte hem Torrent hem de Burak Elmas yönetimi için çok ama çok büyük önem taşımaktadır.

 

”Başkanın istifa etmesini ben kendi adıma beklemiyorum”

Bu dönem içinde çok büyük bir aksi sonuç olmazsa başkanın istifa etmesini ben kendi adıma beklemiyorum. Elbette kendi sahasında alınacak farklı bir mağlubiyet ya da üç puansızlık halinin devamı bütün bu yazılanları geçersiz kılacak ve genel kurul Burak Elmas yönetimin ilk ve son ibra oylaması olacaktır.

 

Bir de küçük bir tavsiye, Sayın başkan, lütfen iletişim stratejinizi ve sorumluları tekrar gözden geçirin.  Başta;  genelde zor günlerde ortada pek görünmeyen şair ruhlu sayın Remzi Sanver, varsa bu işin profesyonelleri veya diğer ilgililerin yeterliğini gözden geçirin ve bazı değişiklikler yapın. Zaten zor giden süreçte bir de iletişim aksayınca (daha doğrusu olmayınca diyelim) işler sizin için çok daha zorlaşıyor.