GEÇÇEK GEÇÇEK, BUNLAR DA GEÇÇEK!

Büşah Gencer – Sportcell

Evet, Fenerbahçeli olarak üzgünüz, umudumuz, vizyon arayışımız ve de beklentilerimiz yerle bir olmuş durumda…

Fenerbahçe böyle de, Galatasaray ile Beşiktaş ondan geri kalır durumda mı?..

Hayır, üçüne de yakışmayan bir futbol sezonu yaşıyoruz.

Yani Anadolu takımlarının 2012-2013 yıllarında isimlendirdiğine göre; “3 Büyükler Dükalığı” 2021/2022 sezonunda ciddi olarak zorda.

Başta ülkemizin en büyüğü Sayın Cumhurbaşkanımızdan (Ki kendisi iyi bir Fenerbahçelidir), milletçe en küçük ferdimize kadar herkes şunu çok iyi bilir ki;

3 BÜYÜKLER YOKSA, TÜRK FUTBOLU OLMAZ…

Örneğin; 350-400 bin seçmenin desteğiyle yüzde 70 oyla birinci parti olunabilinen bir Trabzon şehri, yurt çapında ve yöresel anlamda siyasete fayda sağlayabilir, ama futbolda  Fenerbahçe’siz Trabzonspor, Beşiktaş’sız Konyaspor, Galatasaray’sız Gaziantepspor veya Malatyaspor olmaz, olamaz. Ne Başakşehirimiz, ne Kasımpaşamız, ne de Karagümrük’ümüz bir “F.Bahçe-G.Saray-Beşiktaş” değildir kusura bakmasınlar, bu tezimden dolayı beni bağışlasınlar.

Üç büyüklerle, yani 70 milyonluk bir taraftar kitlesiyle mücadelenin getirdiği o muhteşem heyecan olmadan Türkiye Ligi, Türkiye Futbol Federasyonu, Yayıncı kuruluş ve MHK ile hakemlerimiz olmaz.

Futbolda 500-600 milyon dolarların konuşulduğu naklen yayın ihalesinde, 3 büyüklerin olmadığını bir düşünün o para ne kadara iner..

Şimdi sporla siyasetin ne alakası var? Bunlarla ne ima ediyorsun? der gibisiniz.

Siyasetle işim olmaz, ben sporcuyum, sadece istatistiksel değişik bir veriyi yazdım, kasıt aranmasın lütfen…

Ayrıca Trabzonspor’un başarısını da gölgelemeye çalışmıyorum. Çünkü Bordo-Mavililer meydanı rakipsiz bulduğu gibi, nokta atışı transferlerle iyi futbol da oynayarak liderliğini sürdürüyor ve şampiyon olacak. Ama bana kimse Trabzonspor’un maçlarında en azından yüzde 15’lik düdüksel rüzgar olmadığını söylemesin.

—————————————————–

Gelelim kıssadan hisseye…

Fenerbahçe’nin ligde 2’de 2 yapmasından daha çok sevindiren bir akşam yaşandı pazar günü saat 19.00-20.55 arasında… Bu Genç Arda Güler sevinciydi… Gencecik Burak ve Çağatay sevinciydi…

Keşke bunların arasında şöhret sarhoşluğuyla çok çabuk form düşüklüğü yaşamayan genç Muhammed’i de görebilseydik.

Ardacık eğer birden bire gelen bu şöhreti, bu alkışı ve sevgiyi sindirip daha iyi olabilme çabasını sürdürür, şımarmazsa yeni bir Alex de Souza olma yolundadır. Çağatay da üzerindeki top kaybındaki küsmeyi bitirir ve içindeki heyecanı çabuk bastırırsa sol tarafın değişmezi  olur… 8-10 dakika izlediğim Burak için ne diyebilirim ki, “Burak’ta ısrara devam İsmail hoca” önerisinden başka.

Şimdi önümüzdeki Perşembe akşamı Fenerbahçe ilk maçta Kadıköy’de 3-2 yenildiği Slavia Prag önünde Avrupa için “tamam mı, devam mı?” maçına çıkacak.

İsmail hoca, formasına layık bir 11 Fenerbahçeliyle çıkarsa sahaya (..Ki bunu Hatay maçında denedi, ufak tefek dokunuşlarla da 2-0’ı buldu) o zaman Tarkan’ın son zamanlarda olay olan yeni şarkısı Fenerbahçe için gayet rahatlıkla uygulanabilir;

GEÇÇEK GEÇÇEK 

FENERBAHÇE İÇİN

KÖTÜ GÜNLER GEÇÇEK…

SARI-LACİVERT AŞK

KÜLLERİNDEN DOĞACAK…

NOT; Bu şarkı inşallah sadece Fenerbahçe için değil, Galatasaray ve Beşiktaş için de söylenir.